11 Mart 2008 Salı

Tek bizde değilmiş

Öncelikle uzun zaman aradan sonra tekrardan merhaba ....
Hep kafamda bi soru vardır bu aralar bolca düşündüğüm bazı manyaklar sadece bizlere mi mahsus dünyanın diğer yerleride aynı mı farklı mı diye ???
Sanırım herkes aynı
Söleki bi kaç haberden örnek vereceğim
İlki Slovakya'nın Kostolny adlı köyünden...
Haberde adamlar kendi özürlü kızlarını öldürmüşler (daha doğrusu adam hapiste iken karısı döverek öldürmüş) yataklarının altında saklamışlar ....
Yorum yapmıyom ...
Bir diğeri Vatikandan güncel taze günahlar geldi ...
-Emisyon gazı yaymak
-Genlerle oynamak
-İnsanlar üzerinde deneysel çalışmalar yapmak
-Kök hücre
-Uyuşturucu ticareti
-Ekonomik ve sosyal eşitsizlik
Dikkatinizi cekerim adamlarda da aynı sorun var ; YOBAZLIK
Nerden cıktı derseniz ; genlerle oynama , kök hücre fln geleceğin bilimi simdiden günah ilan edilmiş bizimkilerden pek farkları yokmuş onlarında ....
Perudan olan daha vahim halk (galiba tam izleyemedim) tecavüzcüyü herkesin gözü önünde yakmışlar (üzüldüm mü hayır iyi olmuşta cocukların önünde olacak iş değil )
Yani yalnız bazı şeyler bize ait değilmiş tüm dünya aynı
Tüm Dünya 21. yy da bataklığa gidiyor
Tüm Dünya geçmişinden ders almadan geleceğini yok ediyor....
İyi Geceler Herkese ....

14 Şubat 2008 Perşembe

Türbana Hayır Kampanyası

Arkadaşlar türbana hayır diyorsanız üniversite konseyleri imza kampanyası başlatmış
katılmak için

lütfen bişey olur aman başıma bişey gelmesin diyip geçiştirmeyin SESİNİZ CIKSIN!!!

Ahlak polisleri, dindar kumarbazlar ve türban ....




Öncelikle iyi günler ...
Bilmiyorum gazetelerle aranız ne kadar iyi , gündemi ne kadar takip ediyorsunuz ?
Milliyet gazetesinde okuduğum 2 haberi sizinle paylaşmak istedim ...
Birincisi İbrahim Sadri nin kumar oynarken yakalanmış olması ...
( Haberi okumak isterseniz tıklayın )
Bilmeyenler olabilir onun için İbrahim Sadri kimdir ilk bunu anlatmakta yarar var ;

İbrahim Sadri (Eren)
(d. 1963), tiyatrocu. İstanbulda doğan İbrahim Sadri, ilk ve orta öğrenimini burada tamamladı.İstanbul üniversitesi işletme Fakültesi'nde okuduktan sonra, yedi yıl tiyatroyla uğraştı. Turnelere çıkarak, Anadolu'yu yakından tanıma imkanı buldu. Çeşitli gazete ve dergilerde yazı ve şiirleri yayımlandı. Radyo ve televizyonlarda programcılık ve sunuculuk yaptı. Halen bir özel televizyonda program yapmaktadır. Şiir ve tiyatro kasetleri de bulunan şairin, şiir kitaplari da mevcuttur.(wikipediadan alıntıdır.)
Diyeceksiniz sana ne kumardan yakalandıysa , doğru velevki bu kişi muhafazakar kişiliyle ön plana çıkan , ağzını her açısında allah diyenlerden , akplilerden ....
Şimdi kafama takılan kumar günah değil mi ? Ki yanlış bilmiyosam günah , ee muhafazakar kişinin kumarla ne işi olur yada o kadar gerçektir ...
Neyse o kişinin bileceği iş...
Diğer habere gelince Mersinin Tarsus ilçesinde 2 kıza etekleri kısa diye bacaklarına sırınga ile bi sıvı madde ( yanıcı bişeymiş kezzap galiba bilmiyom) sıkılmış...( okumak için ) Ulen hayvanoğlu hayvanlar size ne lan kızların eteklerinden siz kimsiniz , ulen o.ç. bura arabistan ve ya iran mı ki kendinizi namus polisi gibi görüyonuz ... EDEP YA HU!!!
İşte bazıları sölüyor akp başta olsa ne olur , aman türban giriversin üniversiteye hem özgürlük bu diye .. Bakın neler oluyor ve olmaya başladı allah bilir bilmediğimiz daha neler olurdur...
Şaka maka iran oluyozz aman dikkat...
Bide türbanla ilgili bi iki şey söleyecem iyice bıktırdı biliyom da fakat içimde kalmasın ... Sokakta karacarsaf , takke , fes , mayo ... gibi uç durumlar dışında istediğinizi giyebilirsiniz kimsenin bişey demeye hakkı yok ...velevki iş kamu kurumlarına girince değişir...Kamu kurumu yani devlet işleri yani buraya girerken bu ülkenin temel ilkelerine karşı hiçbir şekilde kimse giremez... ve bu ilkelerden laiklik ilkesi gereği devletin kamu ve kuruluşlarında , calışan , işi olan ...vb kimseler üzerilerinde dini simgeler , örtüler ...vb şeyler bulunduramaz....
Bide bazıları diyor ki "bu ülkenin %90 ı nı müslümandır" doğrudur herkes sordun mu müslümanım diyoda ah be aptallar bu %90sa niye bu insanlar googleda "sex, porno , çocuk porno"su gibi şeyleri arıyor ???
Pardon laikler arıyor demi kusura bakmayın , biz zaten kafiriz , sapığız kusura bakmayın... Pardon cidden pardon biziz önce cumaya gidip ardından sarap içen , biziz her türlü boku yiyip din (pardon dilim sürştü laiklik diyecektim ) şemsiyesi altına giren , biziz devletin paralarını kendi menfaatlerimiz kendi secimlerimiz için kullanan (demi chp yaptı kafir , münafık onlar ) biziz fakir fukaradan toplanan paralarla alınan kömürleri valilere taşıtan (pis chpliler devletin valisini ne konuma düşürdünüz ) , hatta bu kafirler fakir fukaradan toplanan vergilerle gemicikler alıyor , o kadar kafirler ki 70 milyon insanın hakkını yiyolar ( bildiğiniz üzere kul hakkı en büyük günah , hatta günah ötesi , kul hakkı yiyen cennete giremiyo...) Sustum ben ülke güllik gülistanlık , herşey yolunda .....
Son olarak gitmeden leman , penguen ve uykusuzun kapakları cok güzel olmuş sizle paylaşmak istedim ...

Herkese iyi günler...















































Laiklik ve Atatürk

iyi günler herkese ...
normalde bilen bilir forwardla vahiy gelse tınlamam o kadar gıcık olurum ama dün tanımadığım bi kişiden (herhalde eklemiş silmişim oda beni silmiş fakat hotmail listesinde duruyoz öle galiba) bi e-posta geldi sizle paylaşmak istedim ...

atatürk, laiklik ilkesini hayata geçirdiği günlerde ankara'da ikamet eden birçok dindar insanı makamına çağırır. herkesi karşısında ayakta sıraya dizer. yere de bir tane kuran koyar. der ki;

"şimdi hepinizden türkiye cumhuriyeti'nin aydınlık günlerine sembol olması için bu kuran'a ayaklarınızla basmanızı istiyorum. "

bunun üzerine salonda homurtular başlar. salondaki ahali düşük bir sesle itiraz etmeye kalkar. homurtuları duyan atatürk, gayet soğukkanlı bir tavırla "bu kuran'a basmayan kayıtsız, şartsız asılacaktır" der. kellenin tehlikede olduğunu gören ahali yavaş yavaş utana sıkıla kuran'ı ezmeye başlar. yalnız içlerinden birisi "paşam" der,

"beni assanız da, kurşuna dizseniz de ben bu yüce kitaba basmam". paşa bir kez daha emreder sert ve sinirli bir sesle. ama molla yine yapamayacağını söyler. herkes tek tek kuranı ayakları altına aldıktan sonra paşa tekrar herkesi karşısına dizer. kuran'ı yerden alır ve en öndekine aç bakalım şu kuranı der. adam kuranı eline alır fakat sayfalarını açmaya yeltendiğinde elindekinin dışı kuran gibi boyanmış bir tahta olduğunu anlar ve etrafındakilere doğru gösterir.

mustafa kemal "işte" der, "laiklik bu sebeple yasalarımıza girmiştir. içinizdeki inancın, şahsi menfaatlerinizi delip geçmemesi için. bir gün makam için can korkusu için bu milletin inançlarının üzerine basamayasınız diye."

sonra makamından bütün herkesi kovar, yalnızca kuran'a basmak istemeyen adam kalır. atatürk, kendisini tebrik eder ve 1 hafta sonra onu ankara müftüsü yapar.

herkese iyi günler...

12 Şubat 2008 Salı

Dinle Sevgili Ülke

yine benden olmayan bi yazı daha bu seferki penguen dergisinden iyi okumalar:

Dinle Sevgili Ülke

seni kimse sevmiyor olduğun gibi, herkesin sevdiği kendi kafasındaki..
yalan ve talan gözlerle bakıyorlar sana.. seni hakikatli sevene hain diyorlar..
sövüyorlar, dövüyorlar, sürüyorlar, içeri atıyorlar, öldürüyorlar..
senin, seni sevmeyenlerle gurur duyduğunu söylüyorlar.

senin böyle acayip bir kaderin varmış, sevgili ülke... sen bu güzel kendini
yolda mı buldun? sen bu güzel halinle niye bize bir ülke oldun.. fakat senin bir
suçun yok ki.. suç üzerinde yaşanların.

yalana dolana, ölüme zulüme, işkenceye baskıya, acıya kurulu bir saat gibisin,
sevgili ülke.. herkes menfaatine göre kuruyor seni.

herkes bir ucundan tutmuş, kendine çekiyor seni.. yakıyorlar, yıkıyorlar, satıyorlar, yağmalıyorlar seni.. kimse seni sevmiyor olduğun gibi, herkesin sevdiği kafasındaki...

üç tarafın denizlerle çevrili, yüzme bilmiyor nüfusunun üçte ikisi.. dünya çapında bir mufağın
var ama nüfusunun yarısı açlık sınırında.. dört mevsimi bir arada yaşatıyorsun bize ama bir arada yaşayamıyoruz hâlâ..

ormanlarını yakıyorlar, denizlerini kirletiyorlar, en güzel yerlerine beton bloklar, nükleer santraller yapmaya kalkıyorlar.. seni sevme ve sevgilerini ifade etme biçimlerini bir tuhaf üstünde yaşayanların, sevgili ülke..

sana layık değiliz, değerini bilmiyoruz hiç.. hepimiz sözleşmiş gibi şu cennet halini cehenneme
çevirmeye çalışıyoruz..

dünyanın en acayip tartışmaları, en akla ziyan sancıları, bitmez tükenmez meseleleri senin üzerinde yaşanıyorlar.. yine de küsmüyor, gocunmuyor, türlü türlü güzellikler sunuyorsun bize..

dinle sevgili ülke;
kimse seni sevmiyor olduğun gibi, herkesin sevdiği kafasındaki..
herkes bir ucundan tutmuş kendi menfaatine doğru çekiyor seni..
seni hahikatli sevene " hain " diyorlar..
sövüyorlar, dövüyorlar, sürüyorlar, içeri atıyorlar, öldürüyorlar..
senin, seni sevmeyenlerle gurur duyduğunu söylüyorlar...
inle sevgili ülke!

Penguen Sayı: 2008/06 No:281
metüst

bu yazıyı öneren sevgili arkadaşım Şenaya saygılarımla

Herkese iyi geceler

Nerden Nereye Canım Ülkem

Herkese iyi geceler

Bu topraklar kutsaldır , önemlidir . Bu önemin asıl nedeni ne jeopolitik konum nede yeraltı zenginliği nede başka bişey. Kutsal kılan kültürüdür. Anadolu insanı ; m.ö 9000 (belki daha eski ) yıllardan beri bu topraklardadır. Her ne kadar işte göçler olmuşsada çoğu binlerce yıldır burda ve bu geçmişin getirdiği bişey var : KÜLTÜR
Fakat ne yazıktır senin bu kültürünü türbana sokmak isteyen yobazlar canımm ülkem anadolum. Bu insanların o kadar gözü dönmüş ki senin için gözleri kırpadan kan dökenleri , senin için hayatı hiçe sayıp kendini sana adayanları , senin için doğup senin için ölenleri vatan haini , kafir ilan ediyolar....

Bizim kültürümüzde olmayanlar bize dikte ediliyor. Aslında bu ilk değil , biraz geçmişe gidersek fazla değil Osmanlıya gidelim. Osmanlının simgesi nedir ; Fes . Peki fesi osmanlı mı buldu ; hayır! Yazıyı devam etmeden fes nedir onu bilmek gerekir ;
Fes, tepesi düz, genellikle kırmızı, püsküllü, silindirik şapka. İsmini başlıca üretim merkezi olan Fas'ın Fes şehrinden alır. Başta Osmanlı İmparatorluğu olmak üzere birçok müslüman ülkede kullanılagelmiştir. Kırmızı rengini kızılcık boyasından almıştır.
Yani bizim kültürümüzden olmayan bişeydi faslılarında ama ne oldu avrupa Türklerle özdeştirdi . Ki o kadar özdeşleşti ki hala karikatürlerinde tembel , üretmeyen insanlar hala fes takar .
İşin komedi tarafı Avrupa bizi fesli sanıyor . Ama bizde fesli insan yok , sarıklı , cüppeli , türbanlılar var ....

Neyse konuyu dağıtmayam nasıl fes bizim kültürümüz değilken bizde kaldı , türbanda öle olacak ...
Türk denildi mi yakın zmanda türbanlı kızlar , sakallı mücahid tipler akla gelecek...
Ama bizde kim böle yada böle imiş ... Osmanlı sultanlarına bakın , Şelcuklulara bakın onlarda böle bişeyler yok...

Sevgili dostlarım kanmayın bu oyunlara , özgürlük adı altında kızlarımız özgürlükleri alınıyor ama erkekler sevinmesin zamanla herkesin özgürlüğü gidecek...

Neyse cok ve boş konuştum , en son olarak SDÜlü imamlar türbana evet diye imza toplamış ; İşte onlar :

Profesörler: Talat Sakallı, Mesut Akgül, Bahattin Tunç, T. Ahmet Serel, İbrahim Güngör, Hasan Özçelik, İdris Oğurlu, Remzi Varol, Namık Delibaş, Cahit Kurbanoğlu, Ali Kökçe, Erdoğan Küçüköner, Mustafa Merdan, Ali Bilgin, Hüseyin Vural, Ramazan Özcankaya, Mehmet Kunduz, Mustafa Şahin, Muhittin Görmüş, Mustafa Karaşahin, Musa Genç, Hüseyin Padem, Halis Köylü, Fatih Gültekin, Ali Kemal Yakut, Mehmet Saffet Sarıkaya, Kudret Kabar, Hasan İbicioğlu, Harun Doğru, İ. Hakkı Akçay, Tahsin Karadoğan, Nuri Özek, Abdullah Diler, Mustafa Cengiz.
Doçentler: İbrahim Atilla Acar, Bilal Sambur, Nejdet Gürkan, Nevin Karabela, Şeref Kalaycı, Hüseyin Certel, Sedat Aktan, Zekeriya Akman, Yunus Emre Boyacı, Metin Topçuoğlu, Sebahattin Albayrak, Hakan Türkkahraman, Adem Korkmaz, İlker Çarıkçı, Ramazan Gülendam, Osman Gökalp, Veysel Ayhan, Habil Şentürk, Hüseyin Yavuz, Recep Sütçü, Hasan Ali Görgülü, Mustafa Öztürk, Bilal Gökkır, Faruk Turhan, Ahmet Kamil Bayhan, Abdullah Özsoy, Adnan Koşum, Akif Kutlu, Selamı Akkuş, Menderes Coşkun, Ahmet Yıldırım, Talip Türcan, Rifat Okudan, İbrahim Diler, Mustafa Keren.
Yardımcı doçentler: Ayşe Sıdıka Oktay, Ahmet Doğan, Vahdettin Aydın, Muharrem Gürkaynak, Saadettin Özdemir, Haluk Songur, Fahrettin Önder, Murat Okçu, Yüksel Metin, Bahri Türen, İhsan Aktaş, Nebi Bilir, Süleyman Dost, Latif Hacınebioğlu, Mustafa Türkmen, Mustafa Reşit Usal, Mehmet Özçelik, Zeynel Abidin Mirkelam, İsmail Gökdayı, Hikmet Orhan, İsmail Dutkuner, Mehmet K. Derdiman, Mehmet Kılıç, Nihat Yılmaz, Ramazan Kayacan, İsmet Titiz, Abdurrahman Özkan, Ali İnce, Emre Sancak, Ahmet Şahiner, Sibel Dikmen, Erdal Dikmen, Fatih Ali Canlı, Yusuf Açıkel, H. Veli Döndüren, Ebubekir Gündoğdu.
Doktorlar: Ömer Lütfi Antalyalı, Hilmi Demirin ve Hicran Hiçyılmaz.

Devlet Bahcelinin kardeşi imzalamamış acaba neden ?
Abisine tepki için mi ? dikkat çekmemek için mi ? yakında öğreniriz.
Rektör ve yardımcıları da imzalamayık fakat hiç tepki olarak bişey demediler....

Herkese ii geceler yarın sabaha karşı yeniden görüşürüz...(tabi şeriatcılar öldürmezse ....)